Enflasyon tahminlerinde yukarı revizyon sonraki politika adımını belirsizleştiriyor

TCMB, yılın 3. Enflasyon Raporu toplantısında yılsonu enflasyon beklentisini daha önceki %7,4’den %8,9 seviyesine çıkardı.

TCMB,  yılın 3. Enflasyon Raporu toplantısında yılsonu enflasyon beklentisini daha önceki %7,4’den %8,9 seviyesine çıkardı. Merkez Bankası’nın tahmin revizyonunda ana dayanak yükselen petrol ve gıda fiyatlarına dayanmakla beraber, mevcut koşullarda enflasyonun politika faizinin üzerinde kalacağına da işaret etmektedir. 2021 enflasyon beklentisi ise %5,4 seviyesinden %6,2 seviyesine güncellenmiştir. Gıda enflasyonu beklentisi 2020 için bir önceki tahmine göre %9,5’dan %10,5’a revize edildi. Merkez Bankası ortalama petrol fiyatı tahminini de, bir önceki rapor döneminden bu yana olan fiyat gelişmeleri sonrasında 32,6 USD seviyesinden 41,6 USD seviyesine yükseltmiş bulunmaktadır.

 

Merkez Bankası, beklediğimiz gibi yüksek enflasyon gerçekleşmeleri ve 2Ç20 döneminde tahminlerden sapma sonrasında enflasyon beklentilerini yukarı doğru revize etti. Buna karşılık %8,9 olan yılsonu enflasyon beklentisinin, çift haneye yükselmiş olan piyasa beklentilerine kıyasla iyimser kaldığını söyleyebiliriz (TCMB Beklenti Anketi yılsonu: %10,2, Tera Yatırım: %10). Pandemi sonrasında enflasyon üzerinde arz kaynaklı baskılar daha uzun süreli görülmekle beraber, talep kaynaklı durumun çok uzun vadeye yayılmayacağı tahmin edilmektedir. Ancak talep faktörü geçicilik arz etse bile, TRY’de tekrar ön plana çıkmaya başlayan değer kaybı maliyetler açısından enflasyonist baskıyı artırabilecek niteliktedir. Kredi genişlemesi de yaptığı talep etkisi itibariyle enflasyon denkleminin içinde kendine yer bulmaktadır ve Haziran ayında enflasyonun %12,6 çıkmasında etkili faktörlerden biri olmuştur. Enflasyon içerisinde, yukarı yönlü etki gösteren faktörlerden birisi elemine olsa bile yerini bir başka enflasyonist etki yapan faktöre bıraktığı görülmektedir.

 

 

Enflasyon beklentisi revizyonu sonrasında akla gelen ilk soru: Enflasyonun, şu anki politika faizinin üzerinde gerçekleşeceği varsayılıyorsa, Merkez Bankası bundan sonraki aşamada faiz mi artıracak? Teoride bir sonraki politika adımının faiz artırımı şeklinde olması gerekir. Negatif reel faiz, enflasyonun tetiklenmesi ve sermaye hareketleri bakımından hassasiyet unsuru olabilecek bir faktör ve ilerleyen dönem bize TRY değer kaybının da devam ettiğini gösterebilir. Sn. Uysal, önceki konuşmalarında “makul reel faiz” yönlendirmesinde bulunuyordu, ancak beklenen enflasyonu işaret ediyordu. Beklenen enflasyon yönlendirmesinin şu aşamada istenen sonucu vermediği aşikar. Önemli olan Merkez Bankası’nın bu konuda aynı yönlendirmeye devam edip etmeyeceği. 2020 beklentisi %8,9 ile politika faizinin üzerinde, ancak 2021 beklentisi her ne kadar o da yukarı revize edilse de %6,2 ile politika faizinin altında. 12 aylık beklenti olarak bunun orta noktasını ele alırsak, Merkez Bankası faizi tutabileceği en düşük noktada tutma konusunda çabasına devam edecektir. Ancak bunu ne kadar süre devam ettirebilecek?

 

2020 yılı içinde Merkez Bankası, gevşemenin etkilerini yanal politika araçlarını kullanarak normalleştirme yoluna gidebilir. Sonrası? Resim belirsiz; kredi genişlemesi, TRY değer kaybı ve enflasyonda yapışkanlık etkisi çerçevesinde mevcut tahminlere dair risklerin de yukarı yönlü olduğunu düşünüyoruz. 2021 para politikası içinde bir yerlerde Merkez Bankası’nın faiz artırmayı ele alması gerekebilir.

Kaynak Tera Yatırım
Hibya Haber Ajansı

Okunma