A1 Capital’in analizinde, Hakan Aran’ın açıklamalarının uzun süredir ekonomik aktivitenin en sağlıklı göstergelerinden biri olarak görülen Satın Alma Yöneticileri Endeksi (PMI) verilerinin ortaya koyduğu tabloyu desteklediği belirtildi. Aran’ın özellikle KOBİ’lerin ve reel sektörün finansmana erişimde ciddi sıkışıklık yaşadığına dikkat çektiği, birçok firmanın sipariş almaya devam etmesine rağmen işletme sermayesine ulaşmakta zorlandığını ifade ettiği aktarıldı. Yüksek faiz oranlarının tek başına sorun olmadığına işaret eden Aran’ın, kredi büyümesine getirilen sınırlamalar ve makroihtiyati tedbirlerin üretim, yatırım ve istihdam üzerinde baskı oluşturduğunu vurguladığı kaydedildi.
Analizde, Aran’ın mevcut sıkı para politikası koşullarının aynı şekilde sürmesi halinde önümüzdeki altı aylık dönemin şirketler açısından daha zorlu geçebileceği yönündeki değerlendirmelerine de yer verildi. Firmaların bugüne kadar geçmiş dönemlerden kalan nakit tamponlarını kullandığı belirtilirken, yüksek finansman maliyetleri ve sınırlı kredi imkanlarının devam etmesi halinde özellikle sanayi ve ihracatçı şirketlerde kârlılık baskısının artabileceği ifade edildi. Bu nedenle sürdürülebilir büyüme için üretim yapan ve ihracat gerçekleştiren firmalara yönelik kredi kanallarının daha sağlıklı işlemesi gerektiği vurgulandı.
Piyasaların Hakan Aran’ın açıklamalarını erken faiz indirimi çağrısı olarak değil, kredi politikalarında daha seçici bir normalleşme önerisi şeklinde değerlendirdiğini belirtti. Son dönemde bankaların yüksek faiz ortamı sayesinde güçlü faiz marjları elde ettiğine dikkat çekilen analizde, kredi hacmindeki sınırlı büyümenin uzun vadeli gelir artışına ilişkin soru işaretleri oluşturduğu, bu nedenle kredi büyümesinin yeniden sağlıklı bir zemine oturmasının hem bankalar hem de reel sektör açısından önem taşıdığı ifade edildi. Borsa İstanbul açısından ise açıklamaların banka, sanayi ve ihracatçı şirket hisseleri için olumlu sinyal niteliği taşıdığı değerlendirildi.
TCMB Başkanı Fatih Karahan’ın son dönemde yaptığı konuşmalarla Hakan Aran’ın değerlendirmeleri birlikte ele alındığında, Karahan’ın “önce enflasyonu kalıcı olarak düşürme”, Aran’ın ise “enflasyonla mücadele sürerken üretimi destekleyecek kontrollü normalleşme adımlarının geciktirilmemesi” yaklaşımını benimsediği ifade edildi. Piyasalarda da politika faizinde hızlı indirimlerden ziyade yatırım ve ihracat kredilerinin desteklenmesi, makroihtiyati tedbirlerde kademeli sadeleşme ve kredi büyüme sınırlarının kontrollü şekilde esnetilmesinin daha olası senaryo olarak görüldüğü belirtildi.
Resmi Gazete’de yayımlanan düzenlemeler kapsamında TCMB’nin döviz cinsinden mevduat ve katılım fonları için Türk lirası cinsinden ilave zorunlu karşılık uygulamasını kaldırdığı, buna karşın bankaların yabancı para yükümlülüklerine yönelik zorunlu karşılık oranlarını artırdığı hatırlatıldı. Yeni oranların 17 Temmuz 2026 tarihinde uygulanacağı belirtilirken, düzenlemenin bankaların döviz likiditesini bir miktar azaltabileceği ve yabancı para fonlama maliyetlerini artırabileceği ifade edildi.
Söz konusu iki düzenleme birlikte değerlendirildiğinde, bankacılık sektörü açısından kısa vadede sınırlı negatif bir etkinin oluşabileceği belirtilen analizde, yabancı para mevduat ağırlığı yüksek bankalarda etkinin daha belirgin hissedilebileceği kaydedildi. Bununla birlikte düzenlemelerin sistem genelinde büyük bir şoktan ziyade makroihtiyati sıkılaşma ve sadeleşme adımı olarak görülmesi gerektiği vurgulandı.
Kur tarafında ise TCMB’nin piyasadan döviz likiditesi çekerek dolarizasyonu sınırlandırmayı ve Türk lirası mevduatını daha cazip hale getirmeyi amaçladığı belirtilen analizde, kararların teorik olarak dolar/TL üzerinde dengeleyici etki oluşturabileceği ancak rezervler, faiz patikası, enflasyon beklentileri ve yabancı yatırımcı girişlerinin kur üzerinde daha belirleyici olmaya devam edeceği ifade edildi. Tahvil piyasasında ise düzenlemelerin kısa vadeli faizlerin yüksek seyrini koruyacağı mesajı verdiği, uzun vadede ise enflasyon ve kur riskinin kontrol altında tutulacağına yönelik güveni destekleyebileceği değerlendirildi.
Ayrıca Resmi Gazete’de yayımlanan yeni düzenlemeyle belirli kimyasallar, reçineler, özel katalizörler ve havacılık sınıfı alüminyum levhaların 31 Aralık 2026’ya kadar sıfır gümrük vergisiyle ithal edilebilmesine imkan tanındığını hatırlattı. Düzenlemenin boya, tekstil kimyasalları, ilaç hammaddesi, kompozit malzeme, havacılık, otomotiv ve petrokimya gibi sektörlerde üretim maliyetlerini destekleyebileceği belirtilirken, özellikle NADCAP ve AS9100 sertifikalı 7040 serisi alüminyum alaşımlarının havacılık ve savunma sanayi tedarik zinciri açısından stratejik önem taşıdığı ifade edildi. Bununla birlikte söz konusu uygulamanın tarife kontenjanı ile sınırlı olması nedeniyle hisse fiyatları üzerinde güçlü bir katalizör oluşturmasının beklenmediği, ancak ithal ara girdiye bağımlı sanayi şirketlerinin kâr marjlarını destekleyebilecek mikro ölçekte olumlu bir gelişme olduğu değerlendirildi.
Küresel piyasalara ilişkin değerlendirmesinde ise A1 Capital, ABD’de beklentilerin üzerinde açıklanan JOLTS açık iş pozisyonları verisinin, Fed’in faiz indiriminden ziyade faiz artırımı ihtimalini yeniden gündeme taşıdığını belirtti. Bunun etkisiyle ABD tahvil faizleri ve doların güçlü seyrini koruduğu, altın ve gümüş üzerinde satış baskısının sürdüğü, petrol fiyatlarının ise ABD-İran görüşmeleri ve Hürmüz Boğazı’na ilişkin belirsizlikler nedeniyle destek bulduğu ifade edildi.
Analizde ayrıca bugün sona erecek Sintra Forumu’nun piyasalar açısından kritik önemde olduğu belirtilerek, Avrupa Merkez Bankası Başkanı Christine Lagarde ile Fed Başkanlığı için adı geçen Kevin Warsh’ın vereceği mesajların yakından takip edileceği kaydedildi. Şahin açıklamaların tahvil faizleri ve dolar endeksini yukarı taşıyabileceği, bunun da altın, gümüş ve gelişmekte olan ülke piyasaları üzerinde baskı oluşturabileceği, daha dengeli mesajlar verilmesi halinde ise tahvil faizlerinde geri çekilme ve hisse senedi piyasalarında toparlanma görülebileceği ifade edildi.
Hibya Haber Ajansı
© Copyright 2026 finansinnabzi.com Tüm Hakları Saklıdır.
Web sitemiz Hibya Haber Ajansı Abonesidir.