Trive Yatırım tarafından yayımlanan Piyasa Notu’nda, İran Devrim Muhafızları Ordusu’nun bölgedeki bir ABD savaş gemisini iki kez balistik füzeyle hedef almasına misilleme olarak ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı’nın İran’a ait beş ham petrol tankerini vurduğunu açıkladığı aktarıldı.
Trive Yatırım’ın değerlendirmesinde, Devrim Muhafızları’nın bu sabah karşılık verdiğini duyurduğu ve Hürmüz Boğazı’nda iki ABD gemisi, sekiz tanker ve on ayrı geminin hedef alındığını, ayrıca iki güdümlü füze destroyerine ciddi hasar verildiğini öne sürdüğü belirtildi. ABD makamlarının söz konusu iddiaları doğrulamadığı ifade edildi.
Tankerlere yönelik saldırıların yeni bir aşama olmadığı, süregelen bir örüntünün genişlemesi niteliğinde bulunduğu aktarılan notta, 5 ve 6 Eylül’de Devrim Muhafızları’nın boğazdan izinsiz geçtiğini öne sürdüğü üç petrol tankeri ile başka bölgelerde ABD bağlantılı üç gemiyi vurduğu, ABD’nin de İran’a ait üç tankeri hedef aldığı kaydedildi.
Trive Yatırım, altı aydır süren savaşta yeni olan unsurun saldırıların tek seferde beş gemiye ulaşan ölçeği ve karşılıklı hale gelmesi olduğunu belirtti. Arz riskini besleyen unsurlar arasında Suudi Arabistan’ın güney bölgelerindeki enerji tesislerinin hedef alınması ve bazı tesislerde faaliyetlerin durdurulması, Hark Adası çevresinde bildirilen patlamalar ve İran’ın Ürdün’deki ABD üssüne yönelik saldırısı da sıralandı.
Brent petrolün üst üste dördüncü seansta yükselerek sabah saatlerinde yüzde 1,4 artışla 99,33 dolara çıktığı, WTI’ın da yüzde 1,4 artışla 94,34 dolarda bulunduğu aktarıldı. Brent’in 8 Eylül seansını 97,31 dolardan kapattığı ve gün içinde 99,45 dolarla son bir ayın zirvesini gördüğü belirtildi.
Notta, Brent’in temmuz başında 72 dolar civarında olduğu, 10 Ağustos’ta 83,33 dolara kadar gerilediği ve ağustos başından bu yana yaklaşık yüzde 25 yükseldiği ifade edildi. Enerji ithalatçısı konumundaki Türkiye açısından söz konusu fiyat bandının cari dengede ve yılın kalanına ilişkin fiyat patikasında doğrudan bir maliyet kalemi anlamına geldiği, Para Politikası Kurulu kararı öncesindeki seansta tahvil tarafındaki fiyatlamanın da ana girdilerinden biri olacağı aktarıldı.
Trive Yatırım, fiyatlamanın ikinci ayağının para politikası beklentisinde oluştuğunu belirtti. Fed’in 15-16 Eylül toplantısı öncesinde faiz artırımı ihtimalini besleyen temel gelişmenin 5 Eylül’de açıklanan beklenti üstü istihdam verisi olduğu, petrol kaynaklı maliyet baskısının ise bu beklentiyi güçlendiren ikinci unsur olduğu kaydedildi.
Jeopolitik riskin klasik sığınak fiyatlamasının ters yönde hareket ettiği belirtilen değerlendirmede, ons altının 4.400 dolar bandında dalgalandığı, aralık vadeli kontratın ise 4.475 dolar civarında yataya yakın seyrettiği aktarıldı. On yıllık ABD tahvil getirisinin yüzde 4,78, otuz yıllık getirinin yüzde 5,24 düzeyinde bulunduğu ifade edildi. Cuma günü açıklanacak ABD enflasyon verisinin ayın en kritik başlığı olduğu belirtildi.
Trive Yatırım, açılış öncesindeki piyasa görünümünde Asya tarafının öne çıktığını bildirdi. Kospi’nin yüzde 1,24 yükselişle 7.040,98 puana çıkarak 7.000 eşiğinin üzerine yerleştiği, Nikkei 225’in yüzde 0,40 primli, Hang Seng’in ise yüzde 0,18 ekside olduğu aktarıldı. ABD vadeli işlemlerinin yatay seyrettiği ve gün içinde yeni bir yön sinyali vermediği belirtildi.
Borsa İstanbul’un son işlem gününü BIST 100’de yüzde 1,79 artışla 14.405,25, BIST 30’da ise yüzde 2,23 artışla 17.103,71 puandan tamamladığı kaydedildi. Yurt içi seansın yönünü petrol maliyeti ile faiz kararı beklentisi arasındaki gerilimin belirleyeceği ifade edildi.
Trive Yatırım, Wall Street’in son seansta satıcılı kapandığını bildirdi. Dow Jones’un yüzde 1,18 kayıpla 52.786,07 puana gerilediği ve 600 puanın üzerinde değer kaybettiği, S&P 500’ün yüzde 0,58 kayıpla 7.673,52, Nasdaq Bileşik’in yüzde 0,32 kayıpla 26.421,41 puanda kapandığı, Russell 2000’in ise yüzde 0,52 gerilediği aktarıldı.
Avrupa tarafının ayrıştığı belirtilen notta, FTSE 100’ün yüzde 0,10 ekside, DAX’ın yatay tamamlandığı, CAC 40 ve Euro Stoxx 50’nin ise yüzde 0,14 artıda kapandığı ifade edildi. Dow Jones’taki kaybın sektörel bir okumaya bağlanamayacağı, yüksek petrol, buna bağlı enflasyon riski, güçlü istihdam verisinin Fed’e açtığı alan ve yüksek tahvil getirilerinin hisse senetlerine getirdiği rekabetin aynı anda fiyatlandığı belirtildi.
Trive Yatırım, BIST 100’deki 253,66 puanlık artışın büyük bölümünün bankacılık sektöründen geldiğini aktardı. Bankacılık endeksinin yüzde 4,32 değer kazanarak günün en iyi performansını gösterdiği, holding endeksinin yüzde 1,95 yükseldiği, bilişim endeksinin ise yüzde 2,39 kayıpla negatif ayrıştığı kaydedildi.
Toplam işlem hacminin 254,6 milyar liraya çıktığı ve önceki günün 247,6 milyar liralık hacminin sınırlı biçimde üzerinde kaldığı belirtildi. Endeksin saat 13.00 itibarıyla yüzde 0,35 ekside olduğu, gün içinde 14.075,91 puana kadar gerilediği, alımların öğleden sonraki seansta geldiği ve kapanışın gün içi zirvede gerçekleştiği aktarıldı.
AA Finans anketine katılan 25 ekonomistten 24’ünün politika faizinin yüzde 37’de sabit bırakılmasını beklediği, medyan beklentinin yüzde 37, yıl sonu beklentisinin ise yüzde 35 olduğu ifade edildi.
Asya seansında Kospi’nin 7.040,98 puana çıkarak 7.000 seviyesinin üzerinde işlem gördüğü aktarıldı. Yükselişin dayanağında yapay zeka talebine yönelik beklentinin çip ihracatçılarında sürmesinin öne çıktığı belirtildi. Nikkei 225’in yüzde 0,40 artışla 65.529,76 puanda olduğu ve önceki seanstaki kaybını telafi ettiği, Şanghay Bileşik’in yüzde 0,23 artıda, Hang Seng’in yüzde 0,18 ve ASX 200’ün yüzde 0,17 ekside bulunduğu kaydedildi.
ABD vadeli işlemlerinin yatay seyretmesinin bölgedeki alımın küresel bir risk iştahı dalgasından değil, sektörel bir hikayeden beslendiğine işaret ettiği belirtildi. Orta Doğu kaynaklı riskin Asya hisselerine sınırlı yansımasının da bu ayrımı desteklediği aktarıldı.
Trive Yatırım, Sermaye Piyasası Kurulu’nun 8 Eylül tarihli ve 2026/57 sayılı bülteninde yayımlanan iki ilke kararıyla pay sahipliği bildirim eşiği ile fiili dolaşımdaki payların hesaplanma yönteminin değiştirildiğini bildirdi. 11 Eylül gün sonundan itibaren borsada işlem gören bir ihraççının sermayesindeki payların veya oy haklarının belirli oranlara ulaşması ya da bu oranların altına inmesi halinde yapılacak açıklamalarda alt sınırın yüzde 3 olarak uygulanacağı aktarıldı.
Doğrudan yüzde 3 ve üzeri paya sahip kişileri gösteren tablo ile serbest fonlar dahil dolaylı yoldan yüzde 10 ve üzeri paya sahip olanları gösteren tablonun Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) tarafından anlık güncelleneceği belirtildi.
Fiili dolaşımdaki payın halka açıklık oranını gösteren kavram olarak tanımlandığı, oranın MKK’nın izleyebildiği paylar üzerinden hesaplanacağı ifade edildi. Hesap dışında tutulacak kalemler arasında kamu tüzel kişiliğine ait paylar, geri alınan paylar, sermayenin yüzde 10 veya daha fazlasına sahip ortakların payları, kurucular ile yönetim ve denetim kurulu üyelerinin, genel müdür ve üst düzey yöneticilerin payları, şirket sandık ve vakıflarının payları, teminata verilmiş, hukuken kısıtlı, yasaklı ve hacizli paylar ile yurt dışı piyasalarda işlem gören payların bulunduğu aktarıldı.
Verilerin 11 Eylül’den itibaren MKK tarafından günlük olarak hesaplanıp kamuya duyurulacağı, şirketlerin ise kapsama giren kişilerin kimlik ve unvan bilgilerini her ayın ilk iş gününde MKK’ya bildireceği belirtildi. Kurulun fiili dolaşıma ilişkin daha önce aldığı bazı kararları da yürürlükten kaldırdığı kaydedildi. Dolaşım oranının endeks ağırlıklarının ve tedbir eşiklerinin girdisi olduğu, bu nedenle düzenlemenin bu haftadan itibaren pay bazında likidite dağılımını değiştirebilecek nitelikte olduğu ifade edildi.
Trive Yatırım, Çin’de ağustos ayında tüketici fiyatlarının yıllık yüzde 0,8 arttığını, temmuzdaki yüzde 0,5’lik artışın üzerine çıktığını bildirdi. Aylık artışın yüzde 0,4 ile yüzde 0,3’lük beklentinin üzerinde gerçekleştiği, üretici fiyatlarının yıllık yüzde 3,8 yükseldiği aktarıldı.
Aynı ayda ihracatın yıllık yüzde 25, ithalatın yüzde 28,2 arttığı belirtildi. Veri setinin, iç talebi canlandırmaya çalışan politika yapıcılar açısından fiyat baskılarında sınırlı bir iyileşmeye işaret ettiği ve acil parasal gevşeme baskısını azalttığı ifade edildi. Büyüme hedefinin yüzde 4,5-5 aralığında bulunduğu, ikinci çeyrekte ivmenin yüzde 4,3’e yavaşladığı kaydedildi.
Altın tarafında ise çatışmanın genişlemesine karşın değerli metallerin belirgin bir alıcı bulamadığı aktarıldı. Ons altının 8 Eylül seansında 4.400 dolar bandında dalgalandığı, aralık vadeli kontratın 4.475 dolar civarında yataya yakın seyrettiği belirtildi. Bunun nedeninin tahvil tarafında aranması gerektiği ifade edildi.
Güçlü istihdam verisi ve petrol kaynaklı enflasyon riskinin faiz artırımı ihtimalini beslediği, bu nedenle reel getiri beklentisinin yukarı kaydığı ve on yıllık ABD tahvil getirisinin yüzde 4,78 düzeyinde bulunduğu aktarıldı. Değerli metallerin bu kez sığınak işlevini üstlenmemesinin, piyasanın gelişmeyi bir güvenlik şoku yerine maliyet şoku olarak fiyatladığını ortaya koyduğu belirtildi.
Trive Yatırım, ABD’nin Kanada ithalatına yönelik yeni yasak ve tarifelerini de değerlendirdi. ABD’nin 22 Ağustos’ta yaklaşık 20 milyar dolarlık Kanada malına, Kanada ithalatının yaklaşık yüzde 5’ine, yüzde 50 tarife uygulamaya başladığı aktarıldı. Kanada’nın buna karşılık yaklaşık 20 milyar dolarlık ABD malına getirdiği misilleme tarifelerinin salı günü gece yarısından itibaren yürürlüğe girdiği belirtildi.
ABD yönetiminin aynı gün 1930 tarihli Tarife Kanunu’nun 338. maddesine dayanarak Kanada’dan alkollü içecek, bazı süt ürünleri ve büyük motosiklet ithalatını yasakladığı, yasağın 29 Eylül’de yürürlüğe gireceği kaydedildi. Aynı kapsamda bazı peynir ürünleri, kağıt, alüminyum, ahşap, mobilya ve aydınlatma ürünlerinin yüzde 50 tarife listesine eklendiği aktarıldı.
Trump’ın ayrıca Kanada menşeli ürünlerin büyük ve uzun vadeli kamu ihalelerinden çıkarılması talimatını verdiği, otomobil, kamyon ve otomotiv parçalarında tarifenin 1 Ocak’tan itibaren yüzde 25’ten yüzde 50’ye çıkarılması tehdidinin de yürürlükte olduğu belirtildi.
Trive Yatırım, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın Para Politikası Kurulu kararının 10 Eylül Perşembe günü saat 14.00’te açıklanacağını bildirdi. Politika faizinin yılın ilk toplantısında yüzde 38’den yüzde 37’ye indirildiği, mart, nisan, haziran ve temmuz toplantılarında ise değiştirilmediği aktarıldı.
Gecelik borç verme oranının yüzde 40, borçlanma oranının yüzde 35,5 olarak uygulandığı, dolar/TL’nin son işlem gününü 48,47 seviyesinde tamamladığı belirtildi. Beklenti anketlerinin medyanının faizin yüzde 37’de sabit kalması yönünde olduğu, karar metnindeki ileriye dönük yönlendirmenin piyasa açısından karardan daha belirleyici olacağı ifade edildi. Toplantı özetinin 17 Eylül’de yayımlanacağı ve bir sonraki kararın 22 Ekim’de açıklanacağı kaydedildi.
Hibya Haber Ajansı
© Copyright 2026 finansinnabzi.com Tüm Hakları Saklıdır.
Web sitemiz Hibya Haber Ajansı Abonesidir.